Aile ŞirketleriAraştırma ve RöportajlarBülten

Bizim Mavimiz: İndigo

Bir Aile Şirketi Röportajı

Yaratıcı projelere ve özgün fikirlere yatırım yaparak, yatırım yaptığı alanlarda müşteri ve kalite odaklı bir yaklaşımla Türkiye’nin önde gelen markalarını oluşturmayı vizyon edinen Indigo Grup’u “Ailem ve Şirketim”in yeni sayısına konuk ettik.

CGS Center: Indigo Group; kurulduğu ilk günden bugüne yapmış olduğu her yatırım ile öncü olmayı başarmış, özellikle Kapadokya bölgesinin turizm açılımlarında önemli rol almış bir şirketler grubudur. Bize biraz ailenizi ve başarılı bir aile işletmesi olarak grubunuzun gelişimini anlatır mısınız?


Ömer Tosun: Şirketimiz Indigo Group 1992 yılında halıcılık sektörü ile kapılarını açmış, günümüzde ise otel, restoran, seyahat acentesi, tarım, jeotermal enerji sektörlerinde faaliyet gösteren bir şirketler grubudur. 2003 yılına kadar tek başıma yürüttüğüm şirketimize 2003 yılında oğlum Tolga ve 2012 yılında kızım Sinem dahil oldu. Tolga şirketimizin Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenirken, Sinem ise İstanbul merkezli olan seyahat acentemizin Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alıyor. Dinamik, işine aşık ve yaptığı işten heyecan duyan bir aileyiz. Yeni, yaratıcı ve yaşadığı bölgeye değer katan projeler üzerine çalışıyoruz. Sıradan, klişe projelere değil, özgün fikirlere yatırım yapmaya gayret gösteriyoruz.

“Her ne yaparsan yap, her zaman en farklı ve kalitelisini yap!”

CGS Center: İş hayatında aile şirketlerinde aktif görev alan ikinci kuşaklarda genelde baba modelinin çok belirleyici olduğu, işe yaklaşımlarında babalarıyla ciddi benzerlikler gösterdiği belirtilmektedir. Tosun ailesinin ikinci kuşakları olarak, şirket yönetiminde “babanızın” yönetim anlayışından farklı olarak kendinizde neler gözlemliyorsunuz?

Tolga Tosun: Birçok konuda babamla detaylara farklı noktalardan baktığımızı gözlemliyorum aslında. Babam daha önce yapılmamışı yapma arzusu ile projeleri ele alırken, ben daha çok çıkabilecek sorunlar, projenin temellerinin nasıl oturtulabileceği, projenin fizibiliteler ile ete kemiğe büründürülmesi gibi konulara odaklanmayı seviyorum. Aslında babamla iş yapış ve yönetim anlayışımız söz konusu olduğunda birbirimizi fazlasıyla tamamladığımızı düşünüyorum. Konulara benden farklı açılardan bakıyor olmasını önemsiyorum. Sanıyorum aynı durum kendisi için de geçerli. Tamamen aynı pencereden bakıyor olmamızdansa bu şekilde fikir çatışmaları ile doğru projelerin temellerini atmak bence çok daha kıymetli.

“Babamla, tamamen aynı pencereden bakıyor olmamızdansa bu şekilde fikir çatışmaları ile doğru projelerin temellerini atmak bence çok daha kıymetli.”

CGS Center: Aile Anayasası çalışmalarını tamamladığınızı biliyoruz. Sizleri böyle bir çalışmaya ihtiyaç olduğuna sevk eden unsur ne oldu, yazım sırasında nelere dikkat ettiniz ve nasıl bir süreç izlediniz?

Diğer Yazılarımızı Okudunuz mu?  Tecrübenin Sesi - Hamdi Ulukaya

Tolga Tosun: Aile anayasası fikrini ilk olarak bir ihtiyaç olarak Yönetim Kuruluna ben sunmuştum. Her yıl onlarca büyük şirketin aile – şirket altyapısını oturtamamış olduklarından dolayı param parça olduklarını görüyoruz. Bu hakikaten her anlamda oldukça üzüntü verici ve aynı zamanda üzerinde oldukça fazla düşünülmesi gereken bir konu. On yıllarca verilen emekler, çalışma, hayata geçirilen projeler özellikle ikinci ve üçüncü kuşakların başa geçmesi ile birlikte alt üst olabiliyor. İşin maddi kısmı bir yana, kardeşim dediğiniz kişi ile yüz yüze bakamaz hale gelebiliyorsunuz. Bundan daha üzüntü verici ne olabilir bilemiyorum. Daha yolun başında olan ailemizde bu sorunların yaşanmaması adına neler yapılabilir diye araştırırken Aile Anayasası konusu önüme geldi. Babamın ve kız kardeşimin da konuya oldukça sıcak bakması ile birlikte süreç oldukça hızlı bir şekilde ilerledi. Yazım esnasında Güler hocamızın önderliğinde ailemize özel, terzi işi bir Aile Anayasası meydana getirmeye özen gösterdik.

CGS Center: Bildiğiniz üzere, şirketlerin gelecek nesillerde varlığını sürdürebilmesi için ‘Kurumsallaşma’ şarttır. Siz ‘Kurumsallaşma’ ya da bir aile işletmesi olarak ‘Kurumsal Yönetim’e geçiş konularında ne gibi çalışmalar yaptınız? Bu yolda karşılaştığınız güçlükler nelerdi, nasıl üstesinden geldiniz?


Tolga Tosun: Kurumsallaşma olmadan Aile Anayasası’ndan da çok fazla verim alamayacağımızı düşünerek Kurumsallaşma konusuna da oldukça önem verdik ve veriyoruz. Şirket iç yönergesi, davranış kuralları esasları, tüm departmanların çalışma esasları ve talimatlarının oluşturulması, İnsan kaynakları departmanının hayata geçirilmesi, çalışma esaslarının belirlenmesi, Yönetim Kurulu’nun esaslarının belirlenmesi ve sistemin oturtulması, Genel Kurul’un ve hisse yapısının revize edilmesi gibi birçok konuda oldukça önemli çalışmalar yaptık. Özellikle şirket organizasyon yapısının oluşturulmasında oldukça fazla zaman harcadığımızı ve kısmen zorlandığımızı kabul etmeliyim. Özellikle mevcut yapısal sorunların tespiti ve çözümlerin organizasyon şemasına yansıtılması süreç ve sabır isteyen bir konu. Üzerinde fazlaca vakit harcayarak ve CGS Center Danışmanlığın kıymetli tecrübe ve önerileri ile süreci sorunsuz bir şekilde tamamladık.

Diğer Yazılarımızı Okudunuz mu?  İnsan Kaynakları Yönetiminin Değişen Yüzü

CGS Center: Sektörünüzün en prestijli sistemlerinden olan Relais Chateaux üyesi olma kararınız ve süreciniz nasıl gerçekleşti; bu farklı vizyonunuza bağlı olarak büyüme hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda nasıl bir gelecek stratejiniz var?


Ömer Tosun: Sizin de değindiğiniz gibi, Relais & Chateaux dünya otelcilik sektörünün en prestijli konsorsiyumlarının başında yer alıyor. Otelimiz Museum Hotel de ülkemizin tek üye oteli olarak bizleri onurlandırıyor. Her yıl ülkemizden onlarca üst düzey otelin bu konsorsiyuma girme talebinin olduğunu ancak Relais & Chateaux tarafından kabul edilmediğini de biliyoruz. Üye olabilmek için oldukça spesifik detayları bir araya getirmiş olmanız gerekiyor. Örneğin; lüks ve butik hizmet, kişi özel detaylar, üst düzey yemek kalitesi, (mümkünse) otelinize özel şarap üretimleri ve bağların varlığı ve en önemlisi bir konseptiniz olması. Biz Museum Hotel olarak bu ayrıcalıkların tamamını bünyemizde bulunduruyoruz ve bu yüzden de Relais & Chateaux üyesi olmaya yıllar önce hak kazandık. Ben “mavi okyanus” stratejisine inanıyorum. Sektörde farklı olmanın, olmayanı hayata geçirmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Relais & Chateaux üyeliğimizin temelinde bu anlayış yatıyor. Şu an tamamı Kapadokya’da olmak üzere 2 lüks butik otel, 3 lüks termal otel ve 1 jeotermal sera projelerimiz var. Geçtiğimiz üç yılda bu projelerin altyapılarını oluşturduk ve önümüzdeki yıllarda bu projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Başarılabilirsek, bu şirketimiz adına çok ciddi bir büyüme hamlesi demek elbette ancak bizim için burada en önemli konu projelerin nasıl benzerlerinden ve rakiplerinden “farklı” olacağı. Tüm projelerimizin eşsiz ve ülkemize değer katan işletmeler olmasını hedefliyoruz ve tüm büyüme stratejimiz bu detaya odaklanmış durumda.

Katkılarından dolayı Indigo Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ömer Tosun’a ve Genel Müdür Tolga Tosun’a teşekkür ederiz.

Share:

Leave a reply